“İngilizceyi sadece öğrenmekle yetinemezdim.”
Üniversiteden mezun olduktan sonra kendimi Azerbaycan'da, bir sınıfın içinde İngilizce öğretirken buldum. İki yıl boyunca farklı yaş gruplarından, farklı hedefleri olan insanlara İngilizce öğrettim. Ama içimde hep aynı düşünce vardı: İngilizce, sadece bir ülkede, bir sınıfta kalmamalıydı. Bu dil, beni ve öğrettiklerimi sınırların ötesine taşıyabilirdi.
O dönemde fark ettiğim en önemli şey şuydu: İngilizceyi bilen çok insan vardı ama onu hayatının bir parçası haline getiren çok azdı. Benim aradığım şey tam olarak buydu.



